1- “Oruç hususunda hiçbir gün için (diğer güne karşı) üstünlük yoktur ancak Ramazan ayı ve Âşûrâ günü (bu husustan) müstesnâdır (onlarda tutulan oruç senenin diğer günlerine göre fazîlet bakımından çok daha ayrıcalıklıdır).” (Sayfa 73)
2- “Her kim Muharrem’den Âşûrâ gününde oruç tutarsa, Allâh-u Te‘âlâ o kişiye on melek sevâbı verir. Her kim Muharrem’den Âşûrâ gününde oruç tutarsa, o kişiye on bin hac ve umre yapan kadar sevap verilir, ayrıca on bin tâne de şehit sevâbı verilir.” (Sayfa 73)
3- “Her kim Âşûrâ gününde oruç tutarsa, Allâh-u Te‘âlâ o kişi için (sürekli edâ edilmiş) orucuyla namazıyla altmış yıllık ibâdet sevâbı yazar. Her kim Âşûrâ gününde oruç tutarsa, ona bin şehit sevâbı verilir. Her kim Âşûrâ gününde oruç tutarsa, Allâh-u Te‘âlâ ona yedi kat semâ ehlinin (sonsuz ibâdetlerinin) sevâbını yazar.” (Sayfa 74)
4- “Kim Âşûrâ günü oruç tutarsa sanki bütün zamanlarda oruç tutmuş gibidir.” (Sayfa 74)
5- “Her kim Âşûrâ gününde oruç tutarsa, Allâh-u Te‘âlâ onun için bin hac ve bin umre sevâbı yazar. Ayrıca ona bin şehit sevâbı verilir. Kendisine doğu ile batı arasındakilerin (sâlih amellerinin) ecri yazılır. Bu kişi İsmâ‘îl (Aleyhisselâm)ın çocuklarından (Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in atalarından) bin köle âzâd etmiş gibi olur. Kendisi adına cennette yetmiş bin köşk kaydedilir. Allâh-u Te‘âlâ onun canını cehenneme haram kılar.” (Sayfa 74)
5- “Âşûrâ gününün fazîletine kavuşmaya bakınız. Çünkü o gün Allâh-u Te‘âlâ’nın günler arasında özellikle seçtiği mübârek bir gündür. Bugün oruç tutan kimseye, Allâh-u Te‘âlâ Kendi nezdinde (değerli) olan tüm meleklerin, nebîlerin, rasüllerin, şehitlerin ve sâlihlerin ibâdetlerinden büyük bir nasip ayırır.” (Sayfa 74)
6- “Zînet günü olarak bilinen Âşûrâ gününü oruçlu geçiren kişi (sene içinde) kaçırdığı bütün oruçları telâfî etmiş sayılır.” (Sayfa 75)
Lalegül Dergisi Eylül 2018 – Sayı 67 (Sayfa: 72-77’den Alıntıdır)












